28 Temmuz 2015 Salı

Ev yapımı makyaj sabitleyici ve ferahlatıcı sprey


 Kısa bir sürenin ardından tekrar selamlar. Bu yazıda size gerçekten çok beğeneceğiniz hem hesaplı hem de kendi yaptığınız ve son derecede işlevli bir karışımın tarifini vereceğim.
Makyaj sabitleyici ve ferahlatıcı sprey..
 Piyasada hazır satılanlardan tüp tüp  kullandım ve bu tür bir karışımın yapılması ne kadar zor olabilir ki dedim ve araştırıp denemeler yaptım. Sonuç olarak çok hoşnutum ve severek kullanıyorum.  Bu karışımı genellikle makyajımı yaptıktan sonra gözlerimi kapatıp 10 - 15 cm mesafeden yüzüme 2 fıs (en fazla 3 fıs. Çünkü yüzümün makyaj sonrasında fazla ıslanmasını istemiyorum.) sıkıyorum. Bu sayede makyajımı sabitlemiş ve yüzüme tam oturmasını sağlıyorum. Bunun yanısıra bazen makyaj öcesi bile kullandığım oluyor. Sıcak yaz günlerinde ferahlamak amacıyla da oldukça kullanışlı bir karışım.
Gerekli olan malzemeler:



- Gül suyu, isteğe bağlı olarak içme suyu da kullanılabilir
-(Cildinize uygun olan) kullandığınız Yüz toniği
- Gliserin
- Pompalı boş bir şişe (kullanmadığınız bir bodymist şişesi bile olur)

Yapılışı:
Şişenin 4/3'üne gül suyu veya içme suyu doldurun. Kalan 4/1'lik miktarına toniğinizi ilave edin. Benim şişem 150 ml olduğundan 12 damla gliserin damlattım. Siz bu orana göre gliserin miktarınınızı ayarlayın. Son olarak kapağını kapatıp ( malzemelerin iyice birbirine geçmesi için ) şişeyi ters düz edin. Veee işte karışımınız tamamdır :)



Bildiğiniz üzere Tonik cildi sıkılaştırır vs. ve gül suyunun da  bir çok özelliği var. Ben tercihen gül suyunu kullandım ki ferahlarken de cildime iyi bir şeyler yapmak istedim.
Aslında çok basit, ekonomik ve elinizin altında bulunan oldukça kullanışlı bir karışım yapmak bu kadar kolay.
Bu arada,gül suyu ve toniği karıştırdığınızda berrak olan renk rakı rengine dönüşüyor. Bu çok normal, gül suyu ve tonik bu şekilde etkileşiyor. Tabii içerek değil püskürterek kullanım içindir :D (Aynı karışım su ile yapıldığında berrak rengini koruyor)




Son olarak eklemek istediklerim ise, Gliserini her Eczaneden en çok 3 - 4 tl gibi bir fiyata bulabilirsiniz. Arzuya göre, karışımı buzdolabında saklayabilirsiniz.
Ve tabii okuduğunuz için teşekkür eder mutlu günler dilerim.
Böcük :)

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Sephora Coctail On The Beach No 12

                     
Bir bayramın daha ardından yeni bir haftaya başlamış bulunuyoruz. Bayram boyunca yazamadım ama bayram şekeri tadında bir yazıyla karşınızdayım.
Bayramda kullandığım ve neredeyse herkesin çok beğendiği 4'lü far paletimi sizde görün istedim. Renk tonları sayesinde acele makyajlarınızda bile elinizin altında olması gereken bir palet. Kolay,uyumlu,kullanışlı renklerden oluşuyor.

                                     
                                        Coctail On The Beach No 12  / Sephora Far Paleti

                                          


Çok fazla far paletim yok cünkü ihtiyacım kadar, kullandığım renk ve yapı haricinde ürün bulundurmaktan hoşlanmıyorum. Bir çok renk farım var, hepsini kullanıyorum. Merak ediyorum ve  alıp denemeyi seviyorum tabiki de ama bana göre değillerse ve yeteri kadar fikir sahibi olduysam artık onları hediye etmemin zamanı gelmiştir diyorum. Mutlaka sevdiklerim oluyor ve mutlaka bitirene kadar da kullanıyorum.







Bu palet en sevdiklerimden biri. Doğal renkler ve her rengi birbiriyle karışım yapabiliyorum.  Gölgelendirme geçişleri çok uyumlu.


                                                 

Farların yapısı çok fazla yumuşak değil ve pek toz şeklinde dökülme de yapmıyor. Bu da makyaj esnasında göz altıma dökulme yapmadığı için temizlemek zorunda bırakmıyor.Renk pigmentasyonu fena değil. Orta derecede diyebilirim. Fırça kullandığım için 2 - 3 darbede rengi tam olarak elde ediyorum. Üstteki 4 rengin tamamı ışıltılı ama buna rağmen doğal ve sağlıklı görüntü yaratıyor.



                                          Biling Biling Style No 76

 
                         

Tam Şampanya rengindeki bu rengi kaş altlarına,göz pınarlarınıza ve aydınlatmak istediğiniz her yerde ugulayabilirsiniz. Ben mevcut olan her farımla da kullanıyorum. Zaman zaman High Lighter (aydınlatıcı ) olarak bile kullanıyorum.


                                                         

                                                                        Light Copper




                            Bu açık sütlü kahverengi bronzluk da veren bir renk.






Shimmering Sunset No 53


Mercan tonlarındaki bu renge her makyaj yaptığımda gözüm kayıyor. Biraz turuncu olmasından dolayı, sıcak bir görüntü katıyor.



Gold




Her ne kadar adı altın olsa da bu renk sadece sarı alt tonlu. Tabiki yine belirtmek istediğiniz renkteki farınızı ön plana çıkartmanıza yardım edecektir. Hiç denemedim ama aydınlatıcı olarak kullanılabilinir diye düşünüyorum.



Liner - Dark Brown


Bu paletteki tek mat far. Mat olmasının sebebi eye liner olarak kullanılmasını amaçlamasıdır. Ben kahverengi göz kalemi severlerden olduğumdan bu tarz ve renkteki her farımı kirpik diplerime bayıla bayıla uyguluyorum. Bunu da uyguladım, pigmentasyonu digerlerine gore hem çok daha iyi hem de oldukça kalıcı. Gölgelendirme yaparken de paletteki diğer renklerle bu mat kahverengiyi karıştırıyorum.Yeşil ya da mor renkteki makyajlarıma da paletteki renkleri kullanıyorum.


                                                           
                                                                   (Güneş ışığında)



                                                                    (Gün ışığında)


Daha önce de belirttiğim gibi toz halınde dökülme yapmadığından kullanmaktan çekinmediğim bir ürün oldu. Ayrıca Paraben de içermiyor ve açtıktan sonra 6 ay kullanma süresi var. Ambalajı sade ve kapağının şeffaf olması bence bir artı. Far seçerken, o çok zor açılan kapağıyla her defasında boğuşup parmaklarınızı acıtmak zorunda kalmıyorsunuz  :D  Umarım ben bu paleti bitirene kadar ambalajı değişir ve kapağı kolay açılır..
İnşallah yazım fikir sahibi olmanıza yardımcı olmuştur ve okuduğunuz için Teşekkür ederim,

Mutlu günler dilerim, Hoşçakalıııın..

Böcük :)

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Gül Suyu Ve Kullanım Alanları

                                                             
Herkese tekrar Merhaba..

Hepimiz gülsuyu hakkında bazı şeyler biliyoruz ve buna rağmen gül buketlerine gösterilen ilgi suyuna gösterilmez. Kimi kokusunu sevmez,kimi evinde bulundurmaz kimi de bir kenara kaldırmıştır orada da unutmuştur..




Aslında istediğim sadece bu guzel çiçekten her şekilde faydalanalım. Öncelikle evde bulundurduğumuz gülsuyununu mümkün olduğunca en doğal olanınını seçmekle başlamak gerekir. Kimyasal, alkol ve yapay esans içeren sahte gülsuyu yerine güvendiğiniz bir satıcıdan almalı ya da Isparta'da bir tanıdığınız olmalı :)  Tabii piyasada çeşitli markaların gülsuları mevcut. Ben şahsen onları mecbur kalmadıkça kullanmıyorum. Kötü ya da sahte olduklarını ima etmiyorum fakat şu an bende bulunan gülsuyunu gönül rahatlığıyla kullanıyorum. Çünkü bendeki ilaç sanayiisinde bile kullanılan saf gülsuyu. Saf olmasına çok önem vermemin nedeni; sıklıkla kullandığımız kimyasal içerikli kozmetik ürünlerimizin yanında, çok masum ve kullanışlı bir malzemeyi katarak cildimizi bir nebze de olsa dinlendirmiş ve doğal bakımlar yaparak da ödüllendirmiş oluyoruz.


Peki biz bunu nerelerde ve ne şekilde kullanabiliriz? Hemen kendimden birkaç tavsiye vereyim.
- Antibakteriyel ve iltihap giderici özelliği sayesinde yaraların temizlenmesinde.
- Göz banyosu ( kızarıklık, kaşıntı, ve göz nezlesine iyi geldiğinden ) .
- Vazelinle karişim yaparak macun kıvamına getirip çatlaklara uyguluyorum ( dudak, dirsek vb ) .  Topuk bakımında bile kullanılabiliniyor. Sadece, bu macunu uyguladıktan sonra güneşe çıkılmamalı.  Topukta kararma olur. Ben yatarken uygulama taraftarıyım.
- Ağız gargarası olarak kullanılabilr. Dişlerin beyazlatılmasında kullanıldığını duymuştum ama hiç denemedim. Hayret :)
Diş demişken, bir üniversitenin yaptığı deneylerde içerisinde gül yağı bulunan gül suyunun ağızdaki 6 bakteriden 4'ünün gelişmesini engellediğini belirlemiş.
- Ve en sık kullanma şeklim; Tonik olarak yüzüme ve oval büyük pamuklarla vücuduma.

Vücut:  Büyük oval pamuklarla tazelenmek için başta koltuk altlarıma, ki bu yaz aylarında çok iyi geliyor. Boynuma, gerdanıma, üst kollarıma, alt kollarıma..

Yüze Tonik olarak kullanıldığında ise etkileri:
Nemlendiriyor, tazeliyor, cilt üzerinde biriken yağı temiz liyor, duruluk ve parlaklık kazandırıyor, yatıştırıyor.. Ayrıca saça parlaklık verdiğini ve kepeği önlediği de aklımın bir köşesinde kalmış.

* Sabah yüzümü yıkadıktan sonra gülsuyumu bir pamuğa döküp pamuk ile yüzüme tonik sürer gibi siliyorum. Bunu bir toniği bitirdikten sonra  yeni toniğe geçmeden 1 hafta - 10 gün kadar aralıksız uyguluyorum.

Not: Gülsuyunuzu yaz aylarında buzdolabında saklarsanız kullandığınızda serinletici oluyor. Özellikle de sabahları tonik olarak uyguluyorsanız.
İşte bugün benim yazarken bile en keyif aldığım konu gülsuyuydu. Tekrar hatırlamak ve hatırlatmak adına daha sonraki yazılarımın birinde size evde gülsuyu yapımını ( damıtma olarak ) tarif edeceğim. Eski çağlardan beri kullanılan bu doğa mucizesine bir şans da siz verin.

Yeni yazılarımda tekrar buluşmak üzere, Hoşçakalııın..
Böcük : )

+

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Biotherm Güneş Kremi / SPF 50

Selamlar,bir güneş kremi yazısıyla tekrar karşınızdayım. Uzun bir giriş yapıp bu ürünle ilgili görüşlerimi sona saklamayacağım. Kısa ve öz,yaz aylarında favorim ve yıldızlı ürünüm Biotherm SPF 50 face - body.


Bu kremi neden çok seviyorum hemen bahsedeyim;

- Yüz ve vücutta kullanılması. Ayrı ayrı güneş kremi taşımama gerek kalmıyor. Ayrıca ihtiyacım olduğunda hem makyaj altına nemlendirici niyetine hem de güneş koruması olarak kullanıyorum.
- Güneşten tamamen koruması.
- Nemlendirirken yağlı bir his yaratmiyor. Sadece yoğun nemlencirici hissi veriyor ki istediğim de bu.
- Cilt tarafından kolay emiliyor ve sağiıklı bir canlılık katıyor.
- Az mıktarda uygulamak yetiyor, oldukça bereketli bir ürün oluşu.
- Tüm vücudu korurken aynı zamanda harika nemlendiriyor ve hoş kokusu sayesinde daha da cezbedici oluşu.
- Suya girip çıktığımda tazeleme ihtiyacı duymuyorum.
-  Kullanışlı kapağı sayesinde kremi dökerken fazla gelmiyor, ürün ısrafı olmuyor.

Tek dikkat edilmesi gereken nokta,özellikle yüzünüze uygularken ürünü elinize boca etmeyin,nemlendiricinizi uyguladığınız miktarda kullanmak yetiyor.



 Beyaz yapıda olan bu kremi yüzünüze iyi yaymanız ( göz çevresi hariç ) sizi güneşe gayet iyi bir şekilde hazırlayacak.





Her yönüyle sevdiğim ve yaz boyunca tek kullandığım güneş kremini seçim yaparken değerlendirmeye alın derim.
Okuduğunuz için Teşekkür eder mutlu günler dilerim..
Böcük :)

29 Haziran 2015 Pazartesi

Garnier Ürünlerim

                                                    
Bugün günlerden Pazartesi ve haftaya herkesin ulaşabileceği, fiyat olarak da gayet ekonomik  bir markayla başlamak istiyorum; Garnier. Bu markanın ürünleri çok çeşitli ve her cilt tipine uyacak geniş ürün çeşidiyle piyasada yerini almış durumda.
                                           
         

Tabii birçok marka artık çok çeşit cilt bakım ürünü üretiyor ve bizim de kafalar iyice karışıyor :)
Çok ürün yerine doğru ürünlerin kombinasyonunu yapmak en akıllıcası diye düşünüyorum. En başta cilt tipimizi  bilip temel ürünlerimizi seçmekle başlamalıyız. Ardından maske, peeling, serum vs. destekleyici ürünleri de kombinasyona dahil etmeliyiz. Unutmadan belirteyim, ürün seçerken yaşınıza uygun tercihler yapmanız gerekir.
Hadi bu sefer lafı çok uzatmadan kendi cilt tipime uyan Garnier ürünlerimle ilgili düşüncelerimi hemen paylaşayım.

Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu :



Eveeet bu o meşhuuur Bioderma H2O ya muadil gösterilen temizleme suyu. Nedense ilk olarak pembe, yani hassas ciltler için olanı çıktı. Bence herkes kullandı ya da kullanıyor. Tek çeşit olarak biliniyorken, kısa bir süre önce yeşil yani karmadan yağlıya & hassas ciltler için olan çeşidi de çıktı. Karmadan yağlıya olanı daha bana uygun olsada ikisinin arasında çok fark bulamadım. Makyajımı ikisi de güzel çıkarttı ve herhangi bir yanma ya da tahriş yapmadı, kokusu da rahatsız etmiyor. Pamuk tüketimim bu sular sayesinde azaldı. Ciddi bir pamuk tüketicisiyim ve pamuk stoklamaktan bıktım. Sanki biri gelip tüm pamuklarımı topluyor ve ben yine pamuksuz kalıyorum. Bu bende böyle devam eder durur :)
Özet olarak, ten makyajımı neredeyse tek seferde çıkartıyor. Yoğun şekilde kullandığım rimeli çok uğraştırmadan çıkarttı çıkartmasına ama her uygulamamda kirpiklerimi döktü. Bu durum çok canımı sıktı, kirpiklerde kullanmamaya karar verdim. Dudaklarımda da kullanmadım çünkü o acı tadın dudaklarımda olmasından hoşlanmıyorum. Onun yerine pamuğa biraz vazelin sürüp çıkartıyorum. Hem yumuşatmış oluyorum aynı zamanda da.
Elimde pembe olan henüz bitmediğinden, yeşile yani karmadan yağlı olana tam anlamıyla geçiş yapamadım.  Bu post için deneyimledim. Tekrar olarak aldığım bir ürün ve Bioderma ile dönüşümlü olarak kullanmaya devam edebilirim. Başka alternatifler de isterseniz fikir sahibi olduklarımdan tavsiyeler verebilirim. Bunun için yorumlar kısmına yazmanız yeterli olur.



Göz Makyaj Temizleyicisi Express Çift Etki:


Temizleme suyunda bahsettiğim gibi, kirpik dökülme durumumdan sonra daha önce 2 tane bitirdiğim bu temizliyiciye tekrar başladım. Bu benim son zamanlarda favori ürünlerimden biri oldu. Çok yoğun göz makyajımı (maskarayı)  tahriş etmeden ve yakmadan temizliyor. Çift bazlı oluşu rahatsız etmiyor ve göz çevremde yağlı bir tabaka bırakmıyor. Göz çevresi nemlendiricimi birkaç dakika sonra sürebiliyorum. Vaad ettiği şeylerden biri ( ki benim için önemli) kirpik güzelleştirici bakım içermesi. Dökülme tamamen durdu, kirpiklerim kendine geldi. (Bunun yanısıra akşamları çok basit ama etkili olduğunu düşündüğüm bir bakım yaptım. Sonraki postumda bu bakımdan kısaca bahsedebilirim.)
Kullanmadan önce iyi çalkalayıp hemen bir miktar pamuğa dökmek gerekiyor. Karışım hemen durulduğu için her kullanım öncesi bunu yapmak gerekiyor. (Başka markaların bu çift bazlı temizleyicilerinin durulması daha fazla vakit alıyor.)  Bu bir dezavantaj mi diye sorarsanız, hayır değil. İşlevine bakarsak bunun lafı bile edilmez. O zaman neden ettim? Etmiş bulundum işte :)
Sevdiğim ürünleri her zaman elimin altında bulundurduğum için ve dönüşümlü kullanmayı da sevdiğimden, bittikçe tekrar alıyorum.


Arındırıcı Tonik ve Tazeleyici Tonik:


Arındırıcı Toniği T bölgemin yağlanmasına karşı ve matlaşmasına yardımcı olması amacıyla aldım. Bu yeşil şişededeki karma ve yağlı ciltler için.  En sevmediğim tarafı fazla alkollü olması ve yakması. Pamuğu yüzüme yaklaştırırken bile alkolun kokusu nefes alışımı etkiliyor. Bir de bunu özellikle burnuma ve yanlarına, çeneme ve T bölgeme uyguluyorum. Hem gözlerim hem nefesim etkileniyor. Cildimi de oldukça yaktı. Uygulamamı bitirdikten sonra bile yanma devam etti. Yarısına kadar bile gelemeden kullanmayı bıraktım. Kullanabilecek birini gözüme kestirdiğim an hemen vereceğim. Bir daha bu ve bunun gibi aklol oranı fazla olan hiç bir Toniği almayacağım kesin.
Tazeleyici Toniği sevdim.  Evet, tazeleyici etkisi var. Hafif yapılı ve normal & karma ciltler için gayet uygun. Toniği mutlaka sabah ve akşam uyguluyorum. Bunun için fazla söze gerek yok, sevdim ve bitireceğim. Bu arada her ikisi de Paraben içermiyor.

Arındırıcı Temizleme Jeli / Saf & Temiz Neem:



Jel deyince aklıma hep aynı şey gelir ve her temizleme jeli kullanımımdan sonra fikrim bugüne kadar değişmedi. Bence Jeller tamamen yağlı ciltler için uygun. Ben sadece dönem dönem yağlanan ya da yağlanmaya başladığını hissettiğim zamanlarda sadece o bölgeye uyguluyorum. Kuru ve hassas ciltlerin kullanması,ciltlerini fazla gerecektir. Ancak iyi nemlendirmeleri gerekecektir.
Bendeki etkisi; Temizleme olarak evet derinlemesine temizledi. Belki de mevsim gereği, cildimi kurutmadı ve az da olsa canlılık ve ferahlık verdi. Kokusunu çok sevdim,daha çok kokusu bana bu jeli sevdirdi. Neem yaprağı ve Çay ağacı özleri içeriyor. Sanırım ikisinin karışımı bu güzel kokuyu oluşturdu. Uzun zaman oldu bir jel bitirmeyeli. Tekrar alma konusunda da çekinmeyeceğim bir ürün oldu.

Saf & Temiz / Makyaj ve Yüz Temizleme Jeli;



İşte bir yıkama Jeli daha.. Bunun için ne desem ki.. Yani Garnier markasını seviyorum ve hiç sevmediğim bir ürününü de hatırlamıyorum. Fakat bu jel hiç beklentilerimi karşılamadı. Bir kere ambalajı bile bana daha çok temizleme sütü ambalajı gibi gelmişti. Nedense bana göre jeller hep tüp içinde olmalı. Bunun hiç önemi de yok aslında, keşke tek eksiği ambalajı olsa..
Bu jel rakıbeyazı renginde ve köpürmüyor ki ben köpürterek yıkamayı severim.
Makyajı derinlemesine temizlemiyor,defalarca kullandım ama malesef sonuç bu :




   Tek olumlu tarafı 2'si 1 arada oluşu ve gözleri hiç yakmaması. Bu jel kullanmaya devam etmediğim ikinci Garnier ürünü oldu.  İyisiyle kötüsüyle Garnier yıne sevdiğim bir marka. Yine yeni ürünleri denemekten keyif alacağim..


Sevgiler, saygılar ve okuduğunuz için de Teşekkürler..
Böcük :)                                                                                                                                                

20 Haziran 2015 Cumartesi

Neutrogena Yağsız Nemlendiriciler İncelemesi

 Merhaba :)
Yaz mevsimi  kendini göstermeye başladığına göre artık yazları kullandığımız ürünlere iyice geçiş yapmanın zamanı geldi. Ben ilk olarak Güneş kremimle başladım,Tonik çesidinden nemlendiricilerime doğru bir geçiş yaptım. Hazır yaz aylarının cildimize etkilerinden bahsetmişken, cilt tipimin biraz değişime uğradığına değinmek istiyorum. Çooook seneler önce cilt tipim kuruydu ve bu kuruluktan dolayı kızarıklıklar oluyordu. Yıllarca çok iyi ve düzenli ürünler kullandım. Sonunda cildim kurudan karmaya döndü. Bundan hoşnutum aslında. Artık cilt bakımımı Yaz - Kış olarak değiştiriyorum ve hiç problem çekmiyorum. Karma olan cildim kışın biraz daha kurumaya meyilliyken yazın T bölgem daha fazla yağlanıyor. Ben de bunu dengede tutmak için mevsimine göre ürün kullanıyorum. Pudra ve yağ temizleme mendilleri kullanıyorum. Bunun yazısını ilerleyen günlerde yazıp ürünleri tanıtmayı planlıyorum.
 Uzun bir giriş yaptıktan sonra, gelelim yaz aylarında normalde kullandığım nemlendiricilerimi bir kenara bırakıp yapıştığım yağsız nemlendiricilerime.

 Neutrogena visibily clear oil free moisturiser / Neutrogena Yağsız Nemlendiriciler :



 İki çeşidi mevcut. Pembe ambalajlı ve turuncu ambalajlı. Oldukça kullanışlı bir tüpün içinde 50 ml olarak satılmakta. Bana göre; İnce yapıda olan bu nemlendiriciler cilt tarafından kısa zamanda emiliyor ve ciltte kaybolup gidiyor. Makyajımı hemen yapmaya başlıyorum,gün boyunca nemlendirici kaynaklı yağlanma gibi durumlarla karşılaşmıyorum. Geceleri kullanmasam da makyaj yapacağım yaz günlerinde mutlaka kullanıyorum ve çoğu kez de baz kullanmaya ihtiyaç duymuyorum.

   Detaylara gelince;

Pembe Ambalajlı (Pembe greyfurtlu):




- Sivilcelerin azalmasına ve yeni sivilce oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
- Pembe greyfurt aroması sayesinde cilde mentol ferahlığı verir.

Bence;
Pembe greyfurtun kokusunu gerçekten alıyorsunuz ve cildinizde güzel bir ferahlık hissediyorsunuz. Bana mentolün vermiş olduğu o hissi anımsattı. İlk kullanımlarda alışmanız zaman alıyor ama alıştıktan sonra da vermiş olduğu mentollü etkiyi o kadarda hissetmeyeceksiniz. Belirtmeden geçemeyeceğim şey; Gözle temasından gerçekten kaçınmak gerekli. Çünkü gözlerde Wicks sürmüş etkisi yaratmakta. ( Gözüme kaçan kirpiği almak isterken gözümden oluyordum :)
Eğer ki sivilcelerle başınız dertteyse ve bu ürünü onun için almayı düşünüyorsanız,belirili zamanlarda çıkan bir-iki sivilcemin oluşmasını malesef önlemedi.Sivilceleri önlemek için alınacak daha farklı bakım ürünleri var,bunları denemenin daha faydalı olacağına inanıyorum.Tabii sizde nasıl bir etki yaratacağını  merak etmiyor da değilim.Kullananınız varsa ve Yorumlar kısmına fikirlerini yazarsa sevinirim.



 Turuncu Ambalajlı :


- Ciltteki ton farkını eşitler ve sivilce izlerinin görümünün hafilemesine yardımcı olur.


Ve Bence;
Bu nemlendiriciye ek olarak yıkama jelini ( Neutrogena Deep Clean gel wash ) ve Siyah nokta temizleyici peeling jeliyle takım olarak kullandım.




 ( Bu kombinasyon pembe ambalajda da var ama nemlendiriciyi tek olarak kullandım.) Bu üçlüde en sevdiğim yıkama jeli oldu.


*Özet olarak, bu nemlendiricinin sevmediğim yanı olmadı. Benim için kış aylarında yetersiz kalsalar da yaz aylarında hep elimin altında oluyor.
Okuduğunuz için teşekkürler ve güzel bir Ramazan ayı geçirmenizi dilerim. Hoşçakalııııın :)

10 Haziran 2015 Çarşamba

Flormar nail enmanel dryer

Harika,enerji dolu ılık bir Haziran gününden herkese Merhabalar..

 Bu yazımda,çok severek kullandığım, bittikçe gidip büyük boyunu satın aldığım Flormar oje kurutucu spreyi tanıtmak istiyorum.




 Eminim bir çoğunuz zaten kullanıyorsunuz ama kullanmayı unutanlara hem hatırlatma hem de keşfetmemiş olanlara gelsin bugünkü yazım.
 Neredeyse tüm bayanların çok sevdiği ojelerinin kusursuz olması, çok çabuk hatta anında kuruyarak vakit kazandırması önemli. Ben, vaktim olsa bile ellerimi kullanmadan duramıyorum. Yeni sürülmüş ojelerimi 2 dakikada unutup, oturduğum yerde bozma yeteneğine sahibim :)  O yüzden Flormar'ın bu spreyini severek kullanıyorum.




 2 boyu bulunan bu spreyi ojenizi sürdükten 1 dakika sonra püskürtmeniz yeterli. Genelde koyu renk ojelerimde ya da kat kat uygulamalarımda mutlaka kullanıyorum, Kusursuz şekilde kurutuyorum.
İçeriğinde Evitamini ,fıstık ve limon yağları mevcut. Ayrıca kokusu da hafif limonlu ve hiç rahatsız etmiyor. Eğer oje sürmeyi seviyorsanız bu spreyi mutlaka edinmelisiniz.

Sonraki yazımda görüşmek üzere,şimdilik Hoşçakalın..
            

6 Haziran 2015 Cumartesi

Testerlar

Yeniden MerhabaBugün sizlere merak ettiğiniz,beğendiğiniz ürünlerin alışverişlerini yapmadan önce testerlarını ( ürünlerin minik deneme boyları ) edinmenin öneminden bahsedeceğim.
Bilindiği üzere ülkemizde tester dağıtımı oldukça az. Hemen hemen her Firma ürünlerinin bazılarını minik boyda üretirler. Bu da hem Tüketicinin ürün hakkında fikir edinmesini hem de reklamının yapılmasını amaçlar. Ben bir ürünü almadan önce testerlarını alıp kullanma taraftarıyım.

                             (Merak ettiğim ya da almak istediğim ürünlerin bendeki testerları)


Çoğu zaman kokusundan,yapısından,renginden çok cildimin onu kabul edip etmeyeceğini az da olsa denemiş oluyorum. Beğenirsem de gidip tam boyunu satın alıyorum. Şunu da belirtmem gerekir ki,bedenimiz deneme tahtası değil.Elimize geçen her tester ürünü kullanmak doğru olmaz. Aslında hayatın her alanında bize yakışanı ve uyanı seçmek gerekli.
Bu arada evde bir yerlerde kullanmadığımız ürünler olabilir. Onların da tarihleri geçmeden tanıdıklarınıza vermenin zamanı geldi. Paranız ziyan olmasın,verin kullansınlar der ve yazımı burada sonlandırırım.
Herkese mutlu günler dilerim :)

Bloğuma Hoşgeldiniz :)

Sizlerle kozmetik ve kişisel bakımla ilgili fikirlerimi ve deneyimlerimi paylaşarak kendinize uygun ve doğru ürünleri seçebilmenize,bu sayede de cildinizin ihtiyaçlarını karşılamanıza yardımcı olmak amacıyla yazmaktayım.
Zaman zaman Yaşam,Beslenme,Hobi,Alışveriş ile ilgili yazılarım da olacaktır.Umarım sıkılmadan okur ve keyif alırsınız.Şimdiden ilgi ve alakanıza Teşekkür ederim..